12 Haziran 2014 Perşembe

Çocuk benim!

Başka bir bekar anne-baba çifti var. Bu bekar baba ile ex , anne ile sen ve çocuklar görüşüyorsunuz. Ve son 1 senede tanıdığın, en yakınlarında duran başka bir bekar anne var.
Bekar baba, Ex'e , sizin çocuğunuz ile ilgili görüşlerini belirtiyor. Şımarıklığı, huysuzluğu, tutturması, vs...tüm olumsuz huyların sizin çocuğunuzda toplandığını ve bunun sebeplerini , nasıl yanlış yetiştirildiğini anlatıyor.
Ex "ya hayır değil benim çocuğum öyle" ya da
"evet öyle ama şundan bundan" falan demiyor ya da terslemiyor. Çocuğunun annesini arıyor ilk yalnız kaldığı anda,

- Ya şimdi sen çocuğa bunları diyorsun, böyle izin veriyorsun, şöyle şımartıyorsun.....
Çok heyecanlı, aklındakileri unutacakmışcasına, hemen, hızlı hızlı söylemesi gerekiyormuşcasına 4-5 dakika konuşur.
-Sen kimle konuştun.
-Ne alakası var.....(aynı mevzu birkaç tur daha döner)
-Hıhı anladım. Ne istiyorsun.
-Öyle böyle davranman lazım. Çocuk sende, ben napıym...Bu davranışlarını değiştirmen lazım...
-Kimle konuştuysan bana gönder..Dediğin gibi çocuk bende...İşim var, kapatmak zorundayım. HoşÇakal.

Sonra en yakınına koyduğun yeni arkadaşın bekaranne seni arar...
"Diğer minnoşun babası parkta Ex'e akıl vermiş çocuğunla ilgili.. Haberin olsun. Onun eski karısı da destekliyor, Ben de "Ben o çocuğun annesiyle birlikteyken davranışlarının nasıl olduğunu biliyorum. Siz bilmiyorsunuz.  Babasındayken öyle davranıyorsa sorun babada..Siz de böyle bir adama akıl mı verdiniz...Bravo valla!!, dedim" dedi, çocukken edinemediğim, 35 yaşındaki en yakın arkadaşım.

Bu konuşmadan kısa bir süre  sonra, içindeki irini henüz akıtamamış olan Ex tekrar arar...
Çocuk benim dersin . kapatırsın...

51 yorum:

  1. en hakiki adsız12 Haziran 2014 00:53

    Bazen hiç olmadık bir anda canınız sıkılır, hiç olmadık bir anda da yardım görürsünüz ya, yazıyı okuduğumda öyle hissettim.
    Aynı dertten muzdarip olmak burada voltranı oluşturmakla eş anlamlı olmuş :) Yeni (1 sene pek de yeni sayılmaz aslında) dostluğunuz çok köklü ve daim olsun inşallah.

    Exiniz hakkında da yine söyleyeceklerim var aslında. bir tuşa basıyorum geri siliyorum. Hani konuşacak gibi ağzını açarsın sonra vazgeçer kapatırsın ya. "En şiddetli şeyi söylediğimi varsayın" :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benden daha deneyimli :) daha akılcı :) yeni dostum...
      İnan bana söylediklerin, söyleyemediklerinin hepsini yüzüne söyledim..

      Sil
  2. afferin ona. Ondan ayrılmakla ne kadar akıllılık ettiğini sana her seferinde ispatladığı için

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bir tane boşa atmadı resmen..

      Sil
    2. Hahaaa hakikaten çok doğru bir bakış açısı olmuş :)

      Sil
  3. Herkes âdeta doğan cüceloğlu.

    YanıtlaSil
  4. Üzülüyorum çocuğunuz adına, oğlunuz bunu haketmiyor. İkiniz de iş güç sahibi aklı başında mantıklı insanlarsınız. Keşke evliliğinizi yürütmenin, iletişim kurmanın yollarını bulsaydınız. Eşiniz bu konuda eksik kalıyorsa iletişimi güçlü, sabırlı ve esnek taraf olarak kadına düşer iletişim kurmak ve olayları yönlendirmek. Herşeyi silip atmak, yeni hayat kurmak fikri kulağa hoş geliyor ama herşeye çözüm olmuyor görüyorsunuz, yeni sorunlar da beraberinde geliyor işte. Evliliğinizi, ilişkinizi bu hale getiren karşılıklı tavır ve davranışlarınız halen devam ediyor gibi görünüyor, boşanmanız bir işe yaramayacak bu yüzden, çocuğun bu dengesizliğin içinde güven duygusu yıpranıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Özür dilerim ama siz yine mi hortladınız ? Adsız adınızı görünce içim ürperiyor, mezardan cenaze kalkmış da üzerime yürüyor sanki :(
      Umarım evlisiniz dir ve yine umarım siz evladınıza ve eşinize bahsettiğiniz gibi davranıyorsunuz dur. Her evlilik sizin masallarda okuduğunuz gibi gitmiyor malesef. Kadın ya da erkek, hatanın kimde olduğunun bir anlamı da yok. Çiftler arasında bir dengesizlik varsa çocuk ikisi bir aradayken de görüyor ve yaşıyor, eşler ayrıldığında da görüyor ve yaşıyor. Evlatlarımızı mutlu birer birey olarak yetiştirebilmek için önce bizlerin mutlu olması gerekiyor.

      Sil
    2. Çapkınlığı erkeğin elinin kiri olarak "kadını kir" olarak gördüğünüz için mi bunca şeyi anlatmasına rağmen "Eşiniz bu konuda eksik kalıyorsa iletişimi güçlü, sabırlı ve esnek taraf olarak kadına düşer iletişim kurmak ve olayları yönlendirmek."gibi saçma bir cümle kuruyorsunuz. Ne öneriyorsunuz ve aldatılmış bir insan neyin iletişimini kurabilir özgüvenini yerle bir eden insana karşı.

      Çocuğum var diye nefret ettiğin bir adamla aynı yatakta uyuyup,belki de onun cinsel arzularına yanıt verip bu ikiyüzlülükle çocuk yetiştirmek sizin neslinizin harcı olabilir sevgili adsız ama bu nesil bu ikiyüzlülükten payını yeteri kadar almış ki tercih etmiyor. Bence artık bu ilginç fikirlerinizi kendi çocuklarınıza verin. Alırlarsa alırlar,almazlarsa muadili geçmiş deyip çöpe atarsınız.

      Sil
    3. en hakiki adsız12 Haziran 2014 22:53

      öyle demeyin hanımlar, bu sözde objektif adsızımız tammm 17 yıllık evliiii!!!!!
      *şakşakşak piyuuu fiyuvvv*** alkışlar ıslıklar

      kendisi kocişiyle her papaz olduğunda geliyor burada akıl verdiğini sanıyor, ego tatmini yapıyor, "oh neyseki ben evliyim, başım boş değil" diyip çıktığı karanlığa huzurlu (?!) bir şekilde geri dönüyor. elleşmeyelim konuşur konuşur gider. Allah kurtarsın kardeeeeeeeeşş

      Sil
    4. Yine ratingleri arttırdım sanırım:). kadın erkek eşitliği diye tutturdunuz gitti.. ben kadının erkekten iletişim&uyum&sabır&esneklik bakımından üstün olduğunu söylüyorum ama anlatamıyorum, bu konularda kadınlar daha güçlü, lütfen bu gücünüzü insanları ve olayları yönlendirmekte kullanın.. eşitlik eşitlik diye erkekleşiyor, onları kendinize rakip hissettiriyorsunuz..siz kadınsınız.. gerektiğinde ağlayacak, yardım isteyecek, alttan alacak onların erkek olduğunu hissettireceksiniz..bunun gururla, ezilmekle falan alakası yok.. doğanın dengesine ters davrandığınızda doğanın size verdiğini görüyorsunuz..asexual, kendi başına çocuk büyütmeye çalışan, erkekleşmiş, erkeklere güvensiz bir yaşam...çocuk şevkati, sevgiyi, sabrı sizden, güveni, gücü, liderliği babadan öğrenecek.. kendinizi kandırmayın.. çocuğa bir kadın bunların hepsini veremez.. babasız büyüyen erkek çocuklarının liderlik özelliklerine bakarsınız dediklerimi anlarsınız..tercih sizin..

      Sil
    5. Ben hiçbir bayandan bu güne dek hem anne olurum, hem baba olurum dediğini duymadım. Siz nereden çıkarttınız bu yorumu ? Hayal kırıklıkları yaşayan insanoğlu bir gün yeniden gönül kapılarımızı açabilir. Hiç bir kadın, sağlık sorunları yoksa kadın olmaktan vazgeçmez.
      Siz lütfen rahat olun.

      Sil
    6. en hakiki adsız13 Haziran 2014 05:00

      bu adsızın gözünde hepimiz amansız birer feminikiz. yes itis e pensıl

      bık bık konuşuyon hala. bu hale televizyon izleyerek gelmedik herhalde, herkesin bir yaşadığı, yaşanmışlıkları var ve bunlardan dolayı bu kararları almışlar yaşıyorlar. ama sen son derece saygısız birisi olduğun için hala ahkam kesersin. git köşede dayak ye kocişinden.

      Sil
    7. sorun anne ya da babanın böyle bir iddiasının olmaması değil, anne ve babanın çocuğunu tek ebeveynle yaşamaya mecbur bırakması. olayların bu noktaya getirilmemesi gerekiyor. hayal kırıklıkları, aldatma, birbirlerine şimdiki davranışları vs. olayların son noktası.. bir sonuç sadece.. bana şöyle yaptı, bunu dedi, şunu dedi değil, yaşanan iletişim sıkıntısının sebebleri araştırmalı(ydı). bu eşler birbirini onca kişi arasından seçmiş ve yıllarca flörtten sonra evlenmiş insanlar. tamam şartlar, insanlar değişiyor ama bu değişim her zaman var, olmalı da. önemli olan kişilerin adaptasyonu, esnekliğinin, empatisinin artması. kişiler başkası ile evlenince boşanmanın sebebi değişecek sadece, ama sonuç değişmeyecek.. yine olan tek ebeveynle büyümek zorunda kalan çocuklara olacak..anlaşmazlığı sağlayacak milyonlarca konu olduğuna göre ve bunların hepsinde anlaşmak mümkün olmadığına göre bakış açımızı değiştirmekten başka çare olmadığı çok aşikar..

      Objektif adsız

      Sil
    8. en hakiki adsız13 Haziran 2014 06:19

      birbirini sevmeyen iki ebeveynin çocuğu benim gibi oluyor ey objektif adsız. anam dayandı ama ben tahammülsüzüm.
      şimdi kimin neye faydası olmuş ha?
      hani her şey benim içindi? ama bak, ben senin gibi düşünen bir kadın olamadım. çünkü GÖRDÜM. YAŞADIM. TATTIM.
      sen öyle olmuş olabilirsin de deme. biz hep böyleyiz, başkası YOK. anlıyomusun. YOK.
      sevgi iletişim bitti mi bitiyor. geri dönüşü yok. bu ülkenin erkeği tükürdüğünü yalamaz. altından gir üstünden çık değişmez.
      kendi babama sövdürecek misin illa beni?
      o yüzden kızıyorum sana her şeyi biliyormuş gibi konuşmana. sen burda süslü doğan cüceloğlu laflarını sıralarken, senin dediklerini yapan annemin perişan hali geliyor gözümün önüne. 50 yaşına varmadan dizleri tutmaz, gözleri görmez oldu. hepsi psikolojik, hepsi sinirsel. istisnasız. şunları konuşurken karşımda olsan, Allahu alem şahit olsun bir kaşık suda boğarım seni. hesabını da vermeye hazırım.

      senin yetiştirdiğin çocuk da benim gibi olacak. sen kendini mutsız ettiğinle kalmış olacaksın. yedi kat toprağın altına girdiğinde, hayatın sorulacak sana. ne yaptın ne ettin. neye çaba gösterdin, ne için harcadın yıllarını. kocişin orda seni kurtarmayacak veya ona süpürge ettiğin saçların. sen ve kendine, insanlığına, insanlığa verdiğin yarar sorulacak. "evlat yetiştirdim" orada geçerli bir cevap değil adsız. defalarca tekrarlanıyor Kitapta evlat senin dünyalığın diye. onunla imtihan olacaksın diye. eşinle imtihan olacaksın diye.

      başkasına harcasın diye vermedi cenabı Hak insanlara bu hayatı! harcayacaksan önce kendine ve tüm insanlığa sevgiyle harcayacaksın kendini! kendini bilmez bir kula değil! aman ne derler diye evliliğe DEĞİL!

      hiç bir halt bildiğin yok anca konuşuyorsun ANCA KONUŞUYORSUN ANCA YAZIYORSUN. YETER ARTIK ALLAH AŞKINA YAZMA!

      Sil
    9. dediğin gibi tahammülsüz olduğun çok doğru, toleransın kalmamış.. benim yazmam ya da yazmamam neyi değiştirir? duygular, düşünceler kağıtta, beyinde her yerde.. önemli olan insanın doğru seçim yaptığına inanması, mutlu olması, buna eminsen kimin ne söylediğinin ne önemi var..
      bu arada acaba tahammülsüzler mi boşanıyor yoksa boşandıktan sonra mı tahammülsüz oluyorlar.. bunu merak etmeye başladım..

      Sil
    10. Elbette sizin deyiminizle iletişim&uyum&sabır&esneklik bakımından daha öndeyiz çünkü kadınlık durumunun getirisi annelik güdüsüyle donatılarak doğduk. Bunu inkar edenini,biz odunuz diyeninini görmedim ve sevgili adsız hiçbirimiz verin küreği biz erkeklerle eşitiz demiyoruz.Sanırım o tartışma Duygu Asena'nın yaşadığı ve sizin de orta yaş döneminizde kaldı.Bizler oynadığınız evcilklerin farkına varıp,dayattığınız fikirlerin ve onların tam aksini gösteren değişen dünyanın arasında sıkışıp yolumuzu bulduk ve artık kadınla erkek hakkındaki konuşmaları eşitlik temeline değil tartının izanında bireylik temeline oturttuk.

      Bu nedenle bize verdiği sözü tutmayan insanlara yaptıkları hataların boyutuna göre hesap kesiyoruz. Erkek aldatıyorsa,şiddet eğilimliyse yada ödipus kompleksli anne güdümünde bir ezikse ve değişmeyi reddedip,dönülemeyen hatalar yapıyorlarsa katlanmaz zorunda değiliz ve tüm uzmanların dediğini yaşadığımız için dinliyoruz çünkü biliyoruz çocuklarımız öyle daha mutsuz oluyor.
      Ailemin badirelerini,anne babası doktor olduğu halde eşimin ailesinin geçtiği badireleri anlatsam.Biz ceviz kabuğundan çıkmadık,çıktıysak da kendi ağacımızın dalından koptuk,fikirlerimiz enjekte değil deneyimlerimizin meyvesi. Sadece siz biliyormuş ve haklıymış gibi küçümseyerek akıl vereceğinize önce bunu bir düşünün ve REYTİNGİ DEĞİL "yanlış fikir yoktur farklı fikir vardır" diyen bunca insana fikriniz yanlış diyerek sinir katsayımızı arttırıyorsunuz. Çünkü biz zaten hayatımızdan sizin gibileri ayıklamaya çalışıyoruz. Ayrık otu gibisiniz.

      Sil
    11. Sizlerin sinir katsayısı artacak diye benim de kendi hayat tecrubemden ortaya çıkan fikirlerimi&yorumlarımı paylaşmayacak değilim. isteyen kabul eder istemeyen etmez..sabırlı olmayı burda bile beceremiyorsunuz anlaşılan..

      Sil
    12. Adsız,
      Rating falan diyosun ama , bak hala 100'ün altında takipçi sayısı , aaa 48 hatta...Melih Gökçek gibisin valla.

      Sil
    13. "sabırlı olmayı burda bile beceremiyorsunuz anlaşılan.." demişsin. Bravo sana yakışmış.Bunun kırmızısı ve bir boy büyüğü de var mı acebaaaaaa :S

      Sil
    14. Her söylediğim olay oluyor hakkaten, hiç derdim değil ama rating uzmanı mıyım neyim:)

      Sil
    15. Recep İvedik gibisiniz vesselam. Malum onun rekorunu kıran olmadı ama kime neye göre :D

      Sil
    16. en hakiki adsız16 Haziran 2014 01:16

      hala konuşmuş hıyar karı. ulan senin yaptıklarının sonucuyum ben, benim gibi bir evladın olacak senin ilerde. farklı olmayacak, tıpatıp aynısı olacak. annesinin suratına enayisin diyecek, annesi de 50 yaşına gelince ona HAKLIYMIŞSIN diyecek. göreceksin bunları.

      hala iyi bir şeymiş gibi konuşuyorsun anlamamakta ısrar ediyorsun. et, ama bizim gibi çocuğundan değil senden çıksın.

      Sil
    17. blog sahibi hakaretvari konuşmalara izin mi veriyorsun? söyleyenin seviyesini düşürdüğü gibi senin blogunun da seviyesini düşürüyor..

      Sil
  5. ben sana kendimi ,hislerimi*** anlatamadım ya...daha da anlatamam..

    YanıtlaSil
  6. ayrı bir kulvarda konuşmak isterim senle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. en hakiki adsız12 Haziran 2014 22:54

      bensiz buluşmayın nolur, o kulvarda ben de şeyetmek istiyorum.

      Sil
  7. Hep söylerim (belki de kendim de öyle olduğum içindir)

    "En iyi arkadaş sana savcı ama başkalarına karşı avukat gibi olmalı" diye. Sen onun avukatı mısın lafına da hep evet derim bu yüzden ben onun avukatıyım çünkü o benim dostum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aynen öyle penguş... Eski model arkadaşlarım olsa, üzülmeyeyim diye söylemezler, onlar da kırılmasın diye ses etmezlerdi. Şanslıyım pek.

      Sil
    2. penguş? ıyykk... bir anda tiksindim sizden :S

      Sil
    3. bi gün penguşla buluşcaz...Özküztoş ta gelsin ...diyim tam olsun..

      Sil
    4. çok sıkıcısınız be anam; çoook....

      Sil
    5. Hah ha sıkıcısınız dedin ya bungee jumpingyapan bir öküz hayal ettim :D

      Sil
    6. "naber ya.aaam" la başlayan bir cümle, kulağıma çok daha samimi geliyor ne yalan söyleyeyim :S
      öküzüm ya, o açıdan sanırım..

      şu Muratcan, Berkecan, Ayşecanlar falan da hep bu kafanın eseri zaten.. oysa ne güzel, ne anlamlı isimler var Muaahmut gibin, Hamza gibin, Düriye, Emine gibin...

      Sil
    7. sorma, hayatım macera benim :/ böhüü....

      (bknz: kendi kendini zincirleyen/eve kapatan dunkof öküz)

      Sil
  8. Çocuğuna tapan insanları sevmiyor bu öküz... Şımarık, bencil çocuklar getirecek her şeyin sonunu.. Fazlaca, belki paranoyakça dikkat etmek lazım..

    Gerçi.. Öküz'ü de pek bir insan sevmediğine göre, cevap/teşhis gayet açık sanırm :S

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocuğuna tapmayan anne tanımıyorum öküz. Annen de sana tapıyordur, sürekli ensende olmasa da...
      Sorun çocuğun babada iken huysuzlaşması, uyumsuzlaşması aslında.
      Ama boşanma süresince ve ertesinde, diğer çocuklardan daha fazla bir eğlendirme çabası içinde olduğum, daha fazla bi her istediğini aldığım/yaptığım doğrudur. :/
      Seveni sevmiosun belki de...

      Sil
    2. Yok; sevmek farklı şey, tapmak farklı.. Annemin bana taptığını hiç zannetmiyorum.. ör: haksızsam, haksızımdır; net... karımı dövdüysem/aldatttıysam, bahaneler/sebepler/açıklamalar aramaktan öte, herkesten önce o mıçar ağzıma.. gibi gibi..

      Alınma ama; hiç iyi yapmıyorsun(uz).. (bimiyorum tabi sizdeki durumu; kafamda oluşan fotoğrafa istnaden yazıyorum)

      Dediğim gibi; dünyanın sonunu bu şımarık ve BENCİL çocuklar getirecek..

      Sil
    3. Öküzcüm.İki gün önce parkta İspanyol bir kadın ve ben salıncak sırası beklerken boşalan salıncağa koşturarak gelen biri oturan diğeri sallayan iki kız çocuğuna sonradan yanlarına gelen annesinin de duyacağı şekilde yumuşacık ve anlayışlı bir ses tonuyla "Kızlar salıncağa binmeden önce sıra varmı diye etrafınıza bir baktınız mı? "dedim.İspanyol kadını göstererek "Sırada o hanımefendi vardı,sonrada biz vardık." diye ekledim.İnanılmaz bir cevap verdi anne. "MADEM ÖYLE,SÖYLESEYDİ" Sonradan gelenlerle birlikte dumur olduk "Türkçe bildiklerini zannetmiyorum ama sırada ben de varım ve ben söylüyorum." diye yanıtladım. "Bana söyleyin o zaman çocuklara değil." diye çıkıştı. O kendince çocuklarıma laf söyletmem mekanizmasıyla yaptığı çıkıştan sonra "Çocuklarınızın yanında sizi tenkit etmemek için ve onlara da yaptıklarını farketsinler diye güzelce söyledim ama siz buradan kavga çıkarmak istiyorsanız buyurun sallayın çocuğunuzu,benim kucağımdaki de çocuk üstelik sizinkilerden kat kat küçük ve sıra kavramını anlayamaz sadece bineceğim diye ağlar." dedim ve daha önce benimde pek çok kişiye söylediğim birşeyi oradaki bir baba dile getirdi. "İleride bana otobüste yer vermiyorlar diye şikayet etmeyin,belliki o çocukları da sizin gibi bir anne yetiştirmiş" diye yapıştırdı cevabı. Kadın çocukları düyanın en güzel şeyiymiş ve kendiside çocuklarını düşmanlardan koruyan anne kartal gibi indirdi çocuğunu salıncaktan diğerini de umursamazlıkla aldı yanına ve topuklu ayakkabılarıyla kıvırta kıvırta gitti. Biz kalanlar olarak arkasından epeyce bir çekiştirdik. Sonra bisikletine bindirdiğim oğlumla yanından geçerken "Belli ki herkes kendini psikolog zannediyor"diye yanındaki kadına söyler gibi bana laf attı ve bende kendime hiç yakıştıramadığım asla yapmayacağımı düşündüğüm birşey yaptım.Başkasının anne babalığını eleştirmek üzerime düşmez diye düşünürdüm hep ve "Belli ki herkes doğurmayı annelik sanıyor" dedim. TEK SORUNUMUZ EGO,ONU TÖRPÜLERSEK HERŞEYİN EN İYİSİNİ YAPABİLİRİZ. kENDİM DE DAHİLMİŞİM BUNA.

      Sil
    4. :)) Güzel noktalamışsın ama durumu.... evet; çocuk doğurmayı annelik, topuklu ayakkabı giymeyi kadınlık sanan insanlar var......

      of of; konuyla ilgili ne çok şey höynkürmek istiyorum oysa :S

      Sil
    5. superbekaranne alinmaz okuz...

      Sil
    6. en hakiki adsız12 Haziran 2014 23:13

      oy oy oy penguenin sepeti, çıktı alıp duvarlara asmak istiyorum bu yazınızı. sanırım yurtdışında yaşıyorsunuz. böyle kendini bilmezlikleri yapanın yine Türk olması ne acı ya. gurbetçilerin işi çok zor.

      öküz beye ufak bir şey de ben diyebilir miyim? bu zamanın çocuğu çok farklı. eskiden ne tv ne bilgisayar bu kadar yaygındı, kendi küçük çevremizde ne görürsek onu yapardık. şımarıklık, terbiyesizlik her neyse. şimdi televizyonda internette çocuklar her şeyi izliyor görüyor. ağızlarından çıkan laflar katiyen yaşlarının lafı değil. işin kötüsü, çocukları bu teknolojilerden uzak tutmanın bir imkanı yok. yakın çevresindeki çocuklarda olduğunu görüyor istiyor haliyle. bilinçleri korkunç açık. yaşlarının üzerinde olan bu davranışları bazen şımarıklık olarak algılıyoruz ama öyle düşünmemek lazım. amaan yine bi anne konuşuyor çocuklarını övüyor diyeceksiniz ama ben (neredeyse) aseksüel bir bekarım, tek kardeş olduğumdan yeğenim de yok ve ufak çocuklara pek tahammülüm yoktur direkt sıvışırım ortamdan :)) o kadar katı düşünmemek lazım yani. ayrıca süperannemizi üzmeyin bozuşuruz :/ hoş o neler gördü, kalkıp internetteki bir yazı onu incitecek değil. hem sizinki neki, ne acıtıcı sözler yazanlar oldu burda pihiyyy.

      Sil
    7. yapıcı, seviyeli ve ard niyetten uzak bir eleştiri(eleştiri dahi değil aslında) yaptığımı düşünüyorum :S

      zaman, şartlar evet değişiyor ama; bazı hakikateler/çıkılan noktalar, yollar/sebepler/ıvır zıvır değişse dahi, 18 değil 118 sene geçse de aynı kalacaktır.. i mean: 100 sene önce de 'şımarık çocuk' diye bir şey vardı; ve etrafına belaydı... şimdi de var.. 300-3000 sene sonra da olacak..

      her neyse.. o ne demek istediğimi anladı zaten eminim..

      Sil
    8. Şaşarsınız İstanbulun gooooobeeende,güya eğitim seviyesi yüksek,nezih bir semtte oturuyoruz . Caddebostanda ve hatta bu olayı yaşadığım yerde Göztepe parkıdır.Yani iş çıkışı annelerin,babaların iş kıyafetleriyle gökdelenlerdeki ofislerinden kopup çocuklarını oynasınlar diye getirdiği yerde :D

      Yaradılıştan sahip olduğum,kalabalık bir ailede büyümemle gelişen Antropoloji mezunu olmamla birlikte had safya ulaşan (övünmek gibi olmasın) nokta atışlı bir gözlem yeteneğim var. Dikkatli bakınca her annenin,babanın ve çocuğun davranışının röntgenini çekebildiğimi düşünüyorum. Durumumuzun vahim olduğunu söyleyebilirim.

      Sil
  9. Ne kadar çok sizinle uğraşan insan var... şaşırdım doğrusu. İnsanlar can acıtmaktan neden zevk alırlar acaba hiç anlamam. Ömrüm boyunca yara sarmaya çalışan biri olduğum için anlamıyorum herhalde...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asıl sorunları kendi canlarının acıyor olması, kamuflaj :)

      Sil
  10. bu adsız takmış sana, işi gücü yok senle uğraşıyor allah allah...Sanki para vermiş tutmuşlar bu ne ya:) Bir de o kadar söyleneni anlamıyor dikine dikine kendi bildiğini şeyediyor ya offf yani.... Tövbe tövbeee.... Sen anlattıkça kararın ne kadar da doğruymuş hep görüyoruz oysaki....

    YanıtlaSil